Ameliyatsız İç Varis Tedavisi : Varis derken ne anlatmak istiyoruz. Öncelikle bu konu hakkında fikir birliğine varmamız gerekmektedir. Varis aslen damar yetmezliğine bağlı olarak toplardamar içerisindeki kanın geriye doğru kaçış gösterip, bacaklarda göllenmesi sonucunda kas yapılar arası ve cilt altında gözle görülür kırmızı, mor renkte genişlemiş toplardamarlara verdiğimiz isimdir. Fakat gerek toplumda gerekse de hekimler arasında varis denildiği zaman; akla toplardamar yetmezliği gelir.

Ameliyatsız İç Varis Tedavisi Nedir?Ameliyatsız iç varis tedavisi, özellikle bacak toplardamarlarında kapakçık yetmezliği sonucu gelişen varislerin cerrahi kesi yapılmadan, minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilmesini amaçlayan uygulamaların genel adıdır. Bu yöntemler genellikle lokal anestezi altında uygulanır ve hastalar çoğu zaman aynı gün normal yaşamlarına dönebilir.
Hangi Durumlarda Uygulanır?Büyük safen ven, küçük safen ven veya perforan toplardamarlarda kapak yetmezliği bulunan, ağrı, şişlik, ağırlık hissi, gece krampları, kaşıntı, cilt değişiklikleri veya varis ülseri gelişen uygun hastalarda tercih edilebilir.
Tedavi Öncesi DeğerlendirmeTedavi planlamasından önce renkli Doppler ultrasonografi ile toplardamarların yapısı, kan akış yönü ve kapak yetmezliğinin derecesi ayrıntılı olarak değerlendirilir. Tedavi yöntemi bu incelemeye göre belirlenir.
Başlıca Ameliyatsız Tedavi YöntemleriEndovenöz lazer ablasyonu (EVLA), radyofrekans ablasyonu (RFA), köpük skleroterapisi, sıvı skleroterapi, yapıştırıcı (siyanoakrilat) ile damar kapatma ve bazı uygun vakalarda mekanokimyasal ablasyon (MOCA) gibi yöntemler uygulanabilir.
Endovenöz Lazer Tedavisi (EVLA)İnce bir kateter yardımıyla damar içine girilir ve lazer enerjisi kullanılarak hastalıklı damar içeriden kapatılır. Kan dolaşımı sağlıklı toplardamarlara yönlendirilir.
Radyofrekans Ablasyonu (RFA)Damar içine yerleştirilen kateter aracılığıyla radyofrekans enerjisi verilerek damar kontrollü şekilde ısıtılır ve kapanması sağlanır. İşlem sonrası genellikle ağrı ve morarma sınırlıdır.
Köpük SkleroterapisiÖzel hazırlanan köpük formundaki sklerozan madde damar içine enjekte edilir. Damar zamanla kapanır ve vücut tarafından emilir. Özellikle orta ve küçük çaplı varislerde sık kullanılan yöntemlerden biridir.
Sıvı Skleroterapiİnce kılcal varisler ve örümcek damar görünümündeki yüzeyel damarların tedavisinde damar içine sıvı ilaç enjekte edilerek uygulanır.
Yapıştırıcı (Siyanoakrilat) TedavisiKateter aracılığıyla damar içine biyouyumlu medikal yapıştırıcı uygulanarak hastalıklı damar kapatılır. Bazı hastalarda işlem sonrasında varis çorabı gerekmeyebilir.
Mekanokimyasal Ablasyon (MOCA)Dönen özel bir kateter ile damar duvarı mekanik olarak etkilenirken aynı anda sklerozan madde verilerek damar kapatılır. Isı kullanılmadığı için termal hasar riski bulunmaz.
İşlem SüresiUygulanan yönteme ve tedavi edilen damar sayısına bağlı olarak işlem genellikle 20–60 dakika arasında tamamlanır.
AnesteziÇoğu yöntem lokal anestezi ile uygulanır. Bazı işlemlerde damar çevresine tumesan anestezi uygulanabilir. Genel anestezi çoğunlukla gerekli değildir.
Hastanede KalışAmeliyatsız varis tedavilerinde hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir.
İyileşme SüreciHastalar çoğu zaman işlemden kısa süre sonra yürüyebilir. Günlük yaşam aktivitelerine genellikle aynı gün veya ertesi gün dönülebilir. Ağır fiziksel aktiviteler için hekimin önerileri dikkate alınmalıdır.
Başarı OranıUygun hasta seçimi ve doğru teknikle uygulandığında endovenöz tedavi yöntemleri uzun dönem yüksek damar kapanma oranları sağlayabilir. Düzenli takip önemlidir.
AvantajlarıCerrahi kesi gerektirmemesi, kısa işlem süresi, hızlı iyileşme, daha az ağrı, düşük enfeksiyon riski, minimal iz kalması ve günlük yaşama hızlı dönüş önemli avantajlar arasındadır.
Olası Riskler ve KomplikasyonlarMorarma, hafif ağrı, damar boyunca sertlik hissi, geçici uyuşma, ciltte renk değişikliği, yüzeyel damar iltihabı (tromboflebit), alerjik reaksiyon, nadiren derin ven trombozu veya sinir hasarı gelişebilir.
Tedavi Sonrası ÖnerilerDüzenli yürüyüş yapılması, uzun süre hareketsiz kalınmaması, hekimin önerdiği süre boyunca varis çorabı kullanılması (uygulanan yönteme göre değişebilir), kontrol muayenelerine gidilmesi önerilir.
Kimler İçin Uygun Olmayabilir?Aktif derin ven trombozu, ciddi dolaşım bozukluğu, aktif enfeksiyon, bazı gebelik dönemleri veya tedaviye engel oluşturabilecek özel tıbbi durumları bulunan kişilerde uygunluk hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Tedavi Sonrası Takipİşlem sonrası belirli aralıklarla Doppler ultrasonografi ile damar kapanması ve tedavi başarısı kontrol edilir. Gerekli durumlarda ek seanslar planlanabilir.
Yaşam Tarzının ÖnemiDüzenli egzersiz, ideal kilonun korunması, uzun süre ayakta veya oturarak kalmaktan kaçınılması, bacakların dinlenme sırasında yüksekte tutulması ve uygun kompresyon tedavisi, yeni varis gelişimini azaltmaya yardımcı olabilir.

Varis Nedir?

ameliyatsız iç varis tedavisiŞunu bilmemiz gerekiyor; varis izole bir şekilde kendiliğinden oluşabilecek gibi daha çok altta yatan toplardamar yetmezliği ve buna bağlı olarak gelişmiş cilt-cilt altı damarlarının genişlemesi olarak tanımlanabilir. Buradan bakarsak variste iki farklı tedavi yaklaşımı vardır. Birincisi görünür varise neden olan büyük toplardamar tedavisi, ikincisi ise bozulmuş olan toplardamarın yol açtığı gözle görülür varislerin tedavisidir. Toplardamar yetmezliği görünür varislerin kaynağıdır ve öncelikle bu damar yetmezliğinin tedavi edilmesi gerekir.

Varisler genellikle alt ekstremitelerde yüzeyel toplardamar yetmezliklerine bağlı olarak gelişir. Toplardamar yetmezliği tedavisi 100 yılı aşkın süredir bozuk olan toplardamarı yok etme yöntemine dayanır. 2000 li yılların başına kadar tek tedavi yöntemi cerrahi yani ameliyatlardı. 2000 li yılların başlarında varise neden olan toplardamar yetmezliklerinin tedavisinde yeni yöntem geliştirilmiştir. İlk kez 2002 yılında girişimsel radyologlar tarafından damar içi lazer tedavisi tanımlanmış ve damar tedavi probları üretilmiştir. Bu tarihten sonra iç varis diye tanımladığımız toplardamar yetmezliklerinin tedavisinde ameliyatların yerini hızlı bir şekilde yeni tedavi yöntemleri almaya başlamıştır. Daha sonra damar içi radyo frekans yöntemi geliştirilerek benzer şekilde lazer yöntemi gibi ikinci bir ameliyatsız iç varis tedavisi yöntemi geliştirilmiştir. Ameliyatsız iç varis tedavisinde en son olarak ta 2010 lu yılların başında; sıvı embolizan ajan dediğimiz damar içi yapıştırıcılar kullanılmaya başlanarak varise neden olan damar yetmezlikleri tedavi edilmiştir.

Günümüzde bacaklarda varise neden olan damar yetmezlikleri, nadir bazı merkezler dışında tamamen modern yöntemler olan yakma ve yapıştırma teknikleri ile yapılmaktadır. Termal ablasyon dediğiniz yakma yöntemleri (lazer ve radyofrekans) ve damar içi yapıştırıcıları olarak tanımladığımız sıvı embolizanların ameliyatlara birçok üstünlükleri vardır. Ameliyatsız iç varis tedavisinde yakma ve yapıştırma yöntemlerinin avantajları öncelikle konforlu olmaları, iyileşme sürelerinin kısa olması ve başarı oranlarının ameliyatlardan çok yüksek olmasıdır. Bu nedenlerle günümüzde son derece nadir bir takım seçilmiş vakalar dışında varise neden olan toplardamar yetmezlikleri ameliyatsız yöntemlerle yapılmalıdır.

Ameliyatsız İç Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Ameliyatsız iç varis tedavisinde ısı ile yakma yöntemleri olan damar içi Lazer ve RF yöntemleri birbirine çok benzer şekilde diz altı bölgeden bozuk toplar damar içine girilerek tümesans anestezi yardımıyla (bir çeşit geniş lokal anestezi uygulaması) damar yukardan aşağı yakılır. Son derece güvenli bu yöntemde genelde birkaç günlük istirahat önerilir. Ameliyatsız iç varis tedavisinde uygulanan diğer yöntem olan yapıştırıcı veya sıvı embolizan yöntemde ise lokal olarak uyuşturulan diz altı bölgeden bozuk damar içine bir kateterle girilip yukardan aşağıya damarın yapıştırılması prensibine dayanır. Yapıştırıcı yöntemi daha konforlu olup hasta ağrı hissetmez ve genelde istirahat gerektirmez.

Varis tedavisinde ikinci aşama ise; damar yetmezliğin sebep olduğu hem kozmetik hem de sağlık problemi yaratan görünür varislerin tedavisidir. Bacakta görünür varislerin tedavisi son on yıla kadar büyük oranda mikro kesilerle varis pakelerin çıkarılması yöntemine dayanırken, günümüzde çok büyük ağırlıkla herhangi bir keseye gerek duymayan içi enjeksiyonlar yöntemi ile yapılmaktadır. Skleroterapi dediğimiz damar içi enjeksiyonlar için dünyada birçok preparat geliştirilmiş olmakla birlikte ülkemizde “lauromacrogol” etken maddesini içeren ürün kullanılmaktadır. Sıvı haldeki bu ürün enjektörler yardımıyla köpük haline getirilerek büyük görünür varislerin içerisine enjekte edildiği zaman köpük skleroterapi, daha küçük damarları ise direk sıvı olarak enjekte zaman sıvı skleroterapi olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntemlerle görünür varisler ameliyatsız olarak yok edilebilmektedir.

Bunların dışında bacak veya vücudun diğer bölgelerinde ki ince kırmızı renkli örümcek ağa tarzında varisler için yüzer lazer uygulamaları geliştirilmiştir. Fakat yüzeyel lazer uygulamaları henüz istediğimiz etkinlikte sonuç verememektedir.

Özetleyecek olursak varisler genellikle bacaklarda gözükür. Görünür varislerin sebebi genellikle bacaklarda yüzeyel toplardamar yetmezlikleridir. Varis hastalıklarında tedavi öncelikle genişleyerek bozulup yetmezlik gösteren bacak toplardamarların yok edilmesi ile başlar. Bozulmuş olan bacak damarların yok edilmesi herhangi bir eksiklik yaratmaz. Aksine görevini yapamadığından dolayı gerek kozmetik gerekse de medikal problemler hızla düzelmeye başlar. İç varis damar yetmezliği tedavisinden sonra görünen varislerin ameliyatsız tedavisi gerçekleştirilir.

Görünür varislerin tedavisi ise temel de iki şekilde gerçekleştirilmekte olup bunlar mikro iğneler yardımıyla yapılan skleroterapiler ve yüzeyel lazer uygulamalarıdır. Görünür varis tedavilerinde dünyada hala en etkili yöntem sıvı veya köpek formunda yapılmış iğneli skleroterapilerdir.

Sıkça sorulan sorular

Ameliyatsız iç varis tedavisi, toplardamar yapısı uygun olan ve ileri cerrahi gerektirmeyen birçok hastada uygulanabilir. Uygun yöntem, Doppler ultrasonografi ve damar cerrahisi değerlendirmesi sonrasında belirlenir.
İç varis tedavisinde endovenöz lazer, radyofrekans ablasyonu, köpük skleroterapisi ve biyolojik yapıştırıcı uygulamaları tercih edilebilir. Tedavi seçimi damar yapısına ve hastanın klinik durumuna göre planlanır.
Çoğu ameliyatsız iç varis tedavisi lokal anestezi altında uygulanır. İşlem sırasında hissedilen rahatsızlık genellikle hafiftir ve hastaların büyük bölümü aynı gün günlük yaşamına dönebilmektedir.
Uygulanan yönteme göre değişmekle birlikte işlem çoğunlukla 30–60 dakika içinde tamamlanır. Hastalar genellikle kısa süre gözlem altında tutulduktan sonra aynı gün taburcu edilebilir.
İyileşme süreci genellikle hızlıdır. Hafif hassasiyet veya morarma görülebilir ancak çoğu kişi birkaç gün içinde normal aktivitelerine dönebilir. Doktor önerilerine uyulması tedavi başarısını destekler.
Tedavi edilen damarlar çoğu hastada başarılı şekilde kapatılabilir. Ancak genetik yatkınlık ve yaşam tarzına bağlı olarak zamanla farklı toplardamarlarda yeni varisler gelişebileceğinden düzenli takip önemlidir.
Kullanılacak tedavi yöntemine göre bazı hastalarda işlem sonrasında belirli bir süre kompresyon çorabı önerilebilir. Kullanım süresi ve basınç derecesi doktor tarafından hastaya özel planlanır.
Her tıbbi işlemde olduğu gibi hafif morarma, ağrı, geçici sertlik veya nadiren damar iltihabı gibi yan etkiler görülebilir. Ciddi komplikasyonlar seyrektir ve uzman uygulamasıyla risk azaltılabilir.
Düzenli yürüyüş yapmak, uzun süre hareketsiz kalmamak, doktorun önerdiği ilaçları kullanmak, kontrol randevularını aksatmamak ve önerildiyse kompresyon çorabını düzenli kullanmak önemlidir.
Bacaklarda belirgin damar genişlemesi, ağrı, şişlik, gece krampları, ciltte renk değişikliği veya iyileşmeyen yaralar geliştiğinde kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurularak uygun tedavi seçenekleri değerlendirilmelidir.
Güncellenme Tarihi: 15/07/2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button