Varis tedavisi öncelikle hastaya tanının konması ile başlar. Varis tedavisi dediğinizde öncelikle aklımıza altta yatan ve görünür varise neden olan damar yetmezlikleri gelir. Bacak bölgesinde görülen büyük toplardamar paketleri veya mavi-yeşil renkli damar genişlemeleri genelde venöz reflü/venöz yetmezlik bozukluğuyla birliktedir. İnce örümcek ağı tarzında kırmızı-mor damar belirginleşmeleri damar yetmezliğinden bağımsız olabilir. Bu nedenle öncelikle varislerin basit bir kozmetik sorun mu? yoksa altta yatan ciddi damar yetmezliklerin bir bulgusu mu? olduğu ayırt edilmelidir.

Varis tedavisinde unutulmaması gereken noktalardan biri de hastanın tedaviden beklentisidir. Hastaya varisin ne olduğu detaylı olarak anlatılmalı ve hastanın tedaviden ne bekledi iyi bilinmelidir. 70 yaşına erkek bir hastanın varis tedavisinden beklentisi ile 25 yaşında genç bir kadının beklentisi farklıdır, bu beklentilerin bilinmesi ve buna göre tedavinin planlanması gerekir.

Varis tedavisine başlamadan planlama gerekir. Bu planlamadan hastanın yaşı, hastanın cinsiyeti, varisin nedeni, ek hastalık varlığı ve hastanın beklentileri iyi belirlendikten sonra tedaviye başlanabilir.

Tedavinin Temel AmacıVaris tedavisinin amacı şikâyetleri azaltmak, toplardamar dolaşımını düzeltmek, hastalığın ilerlemesini önlemek, komplikasyon riskini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır.
Tedavi Öncesi DeğerlendirmeTedavi planı öncesinde hastanın öyküsü alınır, fizik muayene yapılır ve genellikle renkli Doppler ultrasonografi ile toplardamar yapısı ve kapakçık fonksiyonları değerlendirilir.
Yaşam Tarzı DüzenlemeleriDüzenli yürüyüş yapmak, fazla kilolardan kaçınmak, uzun süre ayakta veya oturarak kalmamak, bacakları dinlenirken yüksekte tutmak ve düzenli egzersiz yapmak önerilebilir.
Kompresyon (Varis) ÇorabıUygun basınç derecesindeki kompresyon çorapları toplardamar dolaşımını destekleyerek ağrı, şişlik ve ağırlık hissinin azalmasına yardımcı olabilir. Mevcut varisleri ortadan kaldırmaz ancak belirtilerin kontrolüne katkı sağlar.
İlaç TedavisiBazı ilaçlar bacaklarda ağrı, ödem ve rahatsızlık hissini hafifletebilir. Ancak damar yetmezliğini ortadan kaldırmaz ve tek başına kalıcı tedavi sağlamaz.
SkleroterapiKüçük ve orta çaplı varislerde damar içine özel bir ilaç enjekte edilerek damarın kapanması sağlanır. Zamanla damar vücut tarafından emilir ve görünürlüğü azalır.
Köpük SkleroterapisiDaha geniş yüzeyel varislerde köpük hâline getirilen ilaç damar içine uygulanır. Ultrason eşliğinde yapılabilir ve gerektiğinde birden fazla seans planlanabilir.
Endovenöz Lazer Tedavisi (EVLA)İnce bir kateter yardımıyla damar içine lazer enerjisi verilerek hastalıklı toplardamar içeriden kapatılır. Minimal invaziv yöntemlerden biridir.
Radyofrekans Ablasyonu (RFA)Isı enerjisi kullanılarak sorunlu toplardamar kapatılır. İşlem genellikle lokal anestezi altında uygulanır ve hastalar çoğunlukla kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir.
Yapıştırıcı (Medikal Adeziv) TedavisiÖzel biyouyumlu bir yapıştırıcı kullanılarak hastalıklı damar kapatılır. Bazı hastalarda işlem sonrası ağrı ve morarma daha az olabilir.
Cerrahi Tedaviİleri derecede veya uygun seçilmiş hastalarda sorunlu damarların çıkarılması ya da bağlanması amacıyla cerrahi uygulanabilir. Günümüzde minimal invaziv yöntemlerin yaygınlaşmasıyla daha sınırlı durumlarda tercih edilmektedir.
Tedavi Seçimini Etkileyen FaktörlerVarisin yaygınlığı, damar çapı, Doppler ultrason bulguları, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, şikâyetlerin şiddeti ve daha önce uygulanmış tedaviler dikkate alınır.
İşlem SüresiUygulanan yönteme bağlı olarak tedavi genellikle 30–90 dakika arasında tamamlanabilir.
AnesteziTedavi yöntemine göre lokal anestezi, sedasyon veya daha nadiren genel anestezi kullanılabilir.
İşlem Sonrası DönemHastaların büyük kısmı aynı gün yürüyebilir ve kısa süre içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Bazı hastalarda belirli bir süre kompresyon çorabı kullanılması önerilebilir.
İyileşme SüreciHafif ağrı, morarma, hassasiyet veya gerginlik hissi görülebilir. Bu belirtiler genellikle günler veya haftalar içinde azalır.
Olası RisklerMorarma, kanama, enfeksiyon, yüzeyel damar iltihabı, sinir irritasyonu, cilt yanığı (ısı temelli yöntemlerde), derin ven trombozu ve nadiren tedavi edilen damarın yeniden açılması gibi komplikasyonlar gelişebilir.
Takip SüreciTedavi sonrasında hekim kontrolü ve gerektiğinde Doppler ultrasonografi ile damarların durumu değerlendirilir.
Tekrarlama DurumuVaris kronik bir damar hastalığıdır. Başarılı tedaviden sonra bile farklı damarlarda yeni varisler gelişebilir. Düzenli takip ve yaşam tarzı önerilerine uyulması önemlidir.
Ne Zaman Tıbbi Yardım Alınmalıdır?Ani bacak şişliği, şiddetli ağrı, nefes darlığı, varis bölgesinde yoğun kızarıklık, kanama veya iyileşmeyen yara gelişmesi durumunda vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

Varis Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?

Varis hastalığında altta yatan damar yetmezliği varsa öncelikle bu sorunu tedavi edilmesi gereklidir. Daha sonra ciltte kötü bir görüntü ve birtakım sıkıntılar yaratan görünür varislerin tedavisi yapılmalıdır.

Görünür varise neden olan damar toplardamar yetmezliklerinin yani venöz kaçağın tedavisi 100 yıldır bozuk damarın yok edilmesi yöntemine dayanmaktadır. 2000 li yılların başlarına kadar hemen tek tedavi seçeneği ameliyatlarken, günümüzde bu durum değişti. Ameliyatlar hala yapılmakla birlikte modern yaklaşımda artık yeri yoktur. Günümüzde ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri mevcuttur. Varise neden olan büyük toplar damar yetmezlikleri tedavisinde iki modern yöntem vardır.

Bu yöntemler ısı ile yakma anlamına gelen termal ablasyon ve son 5 yıldır ülkemide de kullanılmaya başlayan biyolojik yapıştırıcılardır. Ameliyatsız varis tedavisi bu yöntemlerle yapılmaktadır.

Damar Yetmezliği İçin Kullanılan Tedavi Yöntemleri

Termal Ablasyon Tedavileri

İlk ameliyatsız varis tedavisi yöntemi LAZER le yakmadır. Plastik kateterlerle bozuk damarın içerisine girip LAZER veya RF (radyo frekans) enerjisiyle ısı üreterek damarın boydan boya yok edilmesi tekniğidir. RF sistemi daha yeni olmasına karşın bu her iki teknik hem yöntem olarak hem de başarı oranı olarak neredeyse birbirinin aynıdır. Termal yöntemlerde damarı içerden yakarken az veya çok damar çevresine de ısı kaçışı olur ve bu ciddi bir ağrı yaratacağından dolayı tümesans anestezi dediğimiz kasıktan başlayarak diz altına kadar damar etrafına uyuşturucu karıştırılmış bol miktarda sıvı enjeksiyonu gerektirmektedir. Tümesans anestezi dediğimiz bu yöntem hafif ağrılı ve uygulayan hekim açısından uygulaması çok kolay olmayabilir. Başarılı bir tümesans anestezi yapılmazsa hasta damarın içerden yakılması sırasında ciddi ağrı duyabilir. Cilde çok yakın seyreden damarlara termal ablasyon uygulanacaksa cildi yakmamak için azami özen gösterilmelidir. Lazer veya RF e bağlı cilt yanıkları kalıcı iz bırakabilir. Ultrasonografi deneyimi yüksek hekimlerin elinde ameliyatsız varis tedavisi için kullanılan termal ablasyonlar çok güvenli ve çok etkilidir. Termal ablasyon tedavisinden sonra hastaya birkaç günlük istirahat gerekebilir.

Biyolojik Yapıştırıcılar (bioglue)

En son geliştirilen ameliyatsız varis tedavisi yöntemidir. N-Bütil Siyanoakeilat dediğimiz bir etken madde kullanılır. Son yıllarda ülkemizde ameliyatsız varis tedavisi için yaygın kullanılmaya başlayan yapıştırıcı yöntemi, termal ablasyonlara alternatif bir damar yok etme yöntemidir. Teknik olarak aynen termal ablasyonlarda olduğu bacak iç kesimi diz altı seviyeden bozuk damar içine girilerek yukarıya doğru plastik bir kateter gönderilir. Bu plastik kateter içerisinden damarı yapıştırarak kapatan madde enjekte edilir. Ameliyatsız varis tedavisindeki bu teknik hasta açısından son derece konforlu ve ağrısız bir yöntem olup istirahat gerektirmez. Biyolojik yapıştırıcıların etkinliği termal ablasyon yöntemlerine eşit olup bu oran %98 olarak kabul edilir. Damar yetmezliği tedavisinde kullanılacak biyolojik yapıştırıcıların dezavantajı; uygulayacak hekimin ultrasonografi deneyiminin çok fazla olması gerekir. Fakat bu yöntem deneyimli ellerde mucizevi sonuçlar yaratmaktadır. Genel olarak ameliyatsız varis tedavisi ameliyatlara göre çok daha başarılıdır.

Görünür Varislerin Tedavisi

Ameliyatsız varis tedavisi yöntemleri damar yetmezliğinde olduğu gibi görünür varislerde de cerrahinin yerini almıştır. Cidde gözüken varisleri üç gruba alırız.

1-Telenjiektazik varisler (örümcek ağı)

ameliyatsız varis tedavisi

2-Retiküler varisler (çapı 2-3 mm yi geçmeyen yeşil renkli ciltten hafif kabarık varisler)

ameliyatsız varis tedavisi

3-Trunkal varisler veya variköz venler (çapları 2-3 mm yi aşan ciltten belirgin kabarık varis pakeleridir)

ameliyatsız varis tedavisi

Cilt yüzeyinde görülen varisler genellikle altta yatan damar yetmezliğine bağlı olarak gelişmekte birlikte, bazen örümcek ağa tarzı çok ince damarlar ile küçül yeşil retiküler yapılar damar yetmezliğinden bağımsız olarak da izlenebilir. Görünür varislerde sebep ne olursa olsun belli tedavi yaklaşımları vardır. Görünür varislerin tedavisinde Dünya’da kabul gören temel iki yöntem mevcuttur. Bu yöntemler köpük veya sıvı skleroterapiler ile yüzeyel lazer uygulamalardır. Görünür varislerin estetik tedavisinde son yıllarda yüze lazerler üzerinde çalışmalar yoğunlaştırılmış olmakla birlikte henüz köpük veya sıvı sklerozan yöntemlerinin yerini alabilmiş değildir. Yüzeysel lazer uygulamaları daha çok telenjiektazik tip veya örümcek ağa dediğimiz son derece ince kırmızı mor damarlarda etkilidir.

Köpük/sıvı sklerozan (lauromacrogol) son derece küçük iğnelerle damar içerisine etken ajanın sıvı veya köpek formunda enjeksiyonu kapsar. O vücut yüzeyinde özellikle bacaklarda görünür varislerin hala en etkili tedavi yöntemi sıvı veya kopuk skleroterapilerdir. Variste köpük/sıvı skleroterapi yapılırken etken maddenin damar duşuna kaçırılmaması gerekir, aksi durumda ciltte kalıcı renk değişiklikleri bırakabilir. Köpük/sıvı skleroterapi tedavilerinden sonra varisli cildin estetik bir görünüm kazanması için birkaç aylık bir periyod gereklidir.

Varis Tedavisi Sonrası Tekrarlar Mı?

Ameliyatsız varis tedavisinde, önce görünür varislere neden olan toplar damar yetmezliğinin tedavisi, daha sonra ise cilt yüzeyinde izlenen, genişlemiş, cidden kabarık kötü estetik görüntü oluşturan damarların tedavisi yapılmalıdır. Yetmezlik gösteren büyük toplar damarlar iyi kapatıldığı zaman bir daha açılmaz yok olurlar.

Yüzeyel lazer veya köpek tedavisi sonrası kapatılan cilt/cilt altındaki damarlar zaman içerisinde yok olur ve tekrarlamazlar. Fakat vücut zaman içerisinde yeni ince kılcal damarlar üretebilir. Nasıl ki cilt yüzeyinde gözüken damarlarımız hiç yoktan var olabildilerse, yaş ve düşen dirençle birlikte ilerleyen dönemlerde yeni kılcal varisler gelişebilir.

Varis Nasıl Tedavi Edilir Videolu Anlatım:

Sıkça sorulan sorular

Varis tedavisi, hastalığın evresine göre planlanır. Yaşam tarzı değişiklikleri, varis çorabı, skleroterapi, endovenöz lazer, radyofrekans ablasyon ve cerrahi yöntemler en sık kullanılan tedavi seçenekleri arasındadır.
Tedavi öncesinde damar cerrahisi muayenesi ve Doppler ultrasonografi uygulanır. Bu incelemeler toplardamar kapakçıklarının durumu ve kan akışı değerlendirilerek en uygun tedavi yönteminin belirlenmesini sağlar.
Ameliyatsız varis tedavileri, uygun damar yapısına sahip birçok hastada etkili sonuç verebilir. Lazer, radyofrekans ve köpük skleroterapi gibi yöntemler küçük kesiler olmadan uygulanabilir.
İyileşme süresi uygulanan tedavi yöntemine göre değişebilir. Çoğu hasta kısa sürede günlük yaşamına dönebilir. Doktor önerilerine uymak ve düzenli yürüyüş yapmak iyileşme sürecini destekleyebilir.
Tedavi edilen varisler genellikle ortadan kaldırılır ancak zaman içinde farklı toplardamarlarda yeni varisler gelişebilir. Düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve uzun süre hareketsiz kalmamak riski azaltabilir.
Varis çorabı belirtilerin hafiflemesine ve dolaşımın desteklenmesine yardımcı olabilir. Ancak ileri evre varislerde tek başına yeterli olmayabilir ve girişimsel tedavi yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Varisli damarda ani şiddetli ağrı, kızarıklık, sıcaklık artışı, kanama veya tek bacakta belirgin şişlik gelişmesi damar tıkanıklığı gibi ciddi durumların belirtisi olabileceğinden acil değerlendirme gerektirir.
Tedavi sonrasında düzenli yürüyüş yapmak, önerilen süre boyunca varis çorabı kullanmak, ağır kaldırmaktan kaçınmak ve uzun süre ayakta veya hareketsiz kalmamak tedavi başarısını destekleyebilir.
Hamilelikte varis tedavisinde öncelikle varis çorabı kullanımı, bacakları dinlendirme ve düzenli yürüyüş gibi koruyucu yöntemler tercih edilir. Girişimsel tedaviler çoğunlukla doğum sonrasına ertelenir.
Düzenli kontroller sayesinde tedaviye verilen yanıt değerlendirilir, yeni varis oluşumu erken dönemde tespit edilir ve gerektiğinde ek tedavi planlanarak uzun dönem damar sağlığının korunması hedeflenir.
Güncellenme Tarihi: 15/07/2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button