Varikosel, erkeklerde sıkça rastlanan bir sağlık sorunudur. Testislerdeki damarların genişlemesi ve varisli hale gelmesidir. Özellikle kısırlık şikayetiyle doktora başvuran erkeklerin büyük bir kısmında varikosel tespit edilir. Ancak her varikosel vakası tedavi gerektirmeyebilir. Tedaviye ihtiyaç duyulan durumlar arasında testislerde küçülme, infertilite, ağrı ve kozmetik problemler bulunur.
Tedavi genellikle cerrahi yollarla gerçekleştirilmekle birlikte son yıllarda cerrahi yöntemler dışı etkili tedavilerde geliştirilmiştir. Tedavide; açık ameliyatlar, kapalı sistem mikrocerrahi yöntem ameliyatları ve tamamen ameliyatsız testiküler ven embolizasyonu kullanılmaktadır. Ancak tedavi sonrasında varikoselin tekrarlaması mümkün olabilir. Bu durumun farkına varmak için birtakım belirtilere dikkat etmek gerekir.
| Varikosel tekrarlaması nedir? | Varikosel tekrarlaması, daha önce tedavi edilmiş varikoselin aynı tarafta veya nadiren farklı bir bölgede yeniden ortaya çıkmasıdır. Bu durum cerrahi veya girişimsel tedaviden aylar ya da yıllar sonra gelişebilir. |
| En sık belirti | Skrotumda (torba içinde) yeniden ortaya çıkan veya giderek artan genişlemiş, kıvrımlı damarların hissedilmesi ya da görülmesi. |
| Ağrı | Uzun süre ayakta kalınca, egzersiz sırasında veya gün sonunda artan künt, çekici ya da baskı hissi şeklinde ağrı görülebilir. Dinlenmekle hafifleyebilir. |
| Ağırlık hissi | Testiste veya skrotumda dolgunluk ve ağırlık hissi yeniden başlayabilir. |
| Şişlik | Özellikle ayakta dururken belirginleşen, yatınca azalabilen şişlik fark edilebilir. |
| Görünür damarlar | Cilt altında belirginleşen kıvrımlı toplardamarlar yeniden görülebilir. |
| Testis boyutunda değişiklik | Özellikle genç hastalarda etkilenen tarafta testis hacminde azalma gelişebilir veya mevcut durum ilerleyebilir. |
| Kısırlık açısından bulgular | Çocuk sahibi olamama sorunu devam edebilir veya sperm kalitesinde yeniden bozulma görülebilir. |
| Ameliyat sonrası normal iyileşme ile farkı | İlk haftalarda görülen hafif ağrı ve şişlik normal olabilir. Ancak aylar sonra yeniden belirgin damarlar, ağrı veya şişlik oluşması tekrarlamayı düşündürebilir. |
| Fizik muayene | Üroloji uzmanı ayakta ve gerektiğinde ıkınma (Valsalva manevrası) sırasında muayene ederek varikoselin yeniden oluşup oluşmadığını değerlendirebilir. |
| Renkli Doppler ultrason | Tekrarlamanın doğrulanmasında en sık kullanılan görüntüleme yöntemidir. Toplardamarlardaki genişleme ve ters kan akımı değerlendirilir. |
| Sperm analizi | Çocuk sahibi olmayı planlayan kişilerde sperm sayısı, hareketliliği ve şekli değerlendirilerek varikoselin etkisi araştırılabilir. |
| Hormon değerlendirmesi | Gerektiğinde testosteron ve diğer üreme hormonları değerlendirilebilir. |
| Tekrarlama nedenleri | Küçük toplardamar dallarının tedavi sırasında gözden kaçması, yeni kollateral damarların gelişmesi veya farklı venöz yolların zamanla belirginleşmesi gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. |
| Kimlerde daha dikkatli takip gerekir? | Tedavi sonrası şikâyetleri devam edenlerde, sperm parametrelerinde düzelme olmayanlarda veya yeniden ağrı gelişen kişilerde değerlendirme önemlidir. |
| Ne zaman doktora başvurulmalı? | Yeniden damar belirginleşmesi, sürekli ağrı, testiste küçülme hissi, skrotumda belirgin şişlik veya infertilite şikâyetleri varsa üroloji uzmanına başvurulmalıdır. |
| Acil değerlendirme gerektiren durumlar | Ani başlayan şiddetli testis ağrısı, hızla gelişen şişlik, travma sonrası ağrı veya ateş ile birlikte skrotal şikâyetler varikosel dışındaki acil hastalıkları düşündürebileceğinden gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. |
| Tedavi gerekip gerekmediği | Her tekrarlayan varikosel tedavi gerektirmez. Ağrı, testis fonksiyonunda bozulma, testis küçülmesi veya infertilite gibi durumlarda yeniden tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. |
| Takip | Belirtiler, fizik muayene bulguları ve gerektiğinde Doppler ultrason ile düzenli takip planlanabilir. |
Nükseden Varikoselin Tanı Yöntemleri
Varikosel tekrarlaması durumunda tanı koyma süreci, ilk teşhisle benzer adımları izler. Hastalar genellikle ayakta dururken yapılan fiziksel muayene ile değerlendirilir. Bu sırada doktor, genişlemiş damarları hissedebilir. Nükseden varikosel, üç farklı dereceye ayrılarak sınıflandırılır:
- Grade-1: Hasta ayakta ve ıkınma eylemi gerçekleştirdiğinde, genişlemiş venler doktor tarafından hissedilir.
- Grade-2: Hasta sadece ayakta dururken, ıkınma gerektirmeden genişlemiş venler palpasyon ile tespit edilir.
- Grade-3: Genişlemiş testis venleri, hasta ayakta dururken gözle görülür hale gelir.
Eğer fiziksel muayene ile varikosel saptanamazsa, skrotal renkli doppler ultrasonografi kullanılır. Bu yöntemle, hasta ıkındığında damarların genişlediği gözlemlenir. Bu tür durumlar, yalnızca ultrason ile belirlenebilen ve “subklinik varikosel” olarak adlandırılan vakalardır. Subklinik varikoseller, infertilite şikayeti olmadıkça tedavi edilmez. Bu adımlar, nükseden varikoselin tanılanmasında kritik öneme sahiptir.
Varikosel Nüksünün Sebepleri
Cerrahi ameliyatla varikosel tedavisinin ardından hastalığın tekrarlanması, çeşitli faktörlere bağlıdır. İlk olarak, ameliyatın başarısı büyük ölçüde cerrahın tecrübesine bağlıdır. Tecrübeli ürologlar, özellikle mikrocerrahi yöntemini kullanarak, daha düşük nüks oranları elde eder. Mikrocerrahi ile yapılan varikosel ameliyatlarında nüks oranı daha düşktür.
Ameliyatsız varikosel tedavisi denen embolizasyon tedavisinde; deneyimli girişimsel rayolog tarafından yapılan işlemlerde nüks oranları ameliyatlara göre daha düşük olup başarı şansı yüzde yüze yakındır.
Tedavi yöntemler
- Ameliyat tekniği: Mikrocerrahi yöntemi, açık ameliyatlara göre daha başarılı olup nüks riskini belirgin azaltmaktadır.
- Embolizasyon tekniği; son yıllarda geliştirilen, vücuda herhangi bir kesi yapmadan veya genel anestezi uygulamdan yapılan anjiyografik yöntem varikosel tedavi başarılarını çok çok yukarılara taşımış olan hastanede yatış gerektirmeyen son derece konforlu bir teknik oupm işlem deneyimli girişimsel radyologlar tarafından yapılmaktadır.
- Cerrahın veya girişimsel radyoloğun tecrübesi: Tecrübe daha başarılı sonuçlar elde etmek için çok önemlidir.
- Anatomik varyasyonlar: Bireysel damar yapılarındaki farklılıklar, embolizasyon veya ameliyat zorluğunu artırabilir.
- Patent internal spermatik venler: tedavi sırasında gözden kaçırılan veya bağlanmayan damarlar, sonradan genişleyerek nükse neden olabilir.
- Gözden kaçan venler: Embolizasyon yönteminde çok sorun oluturmamakla birlikte cerrahi yöntemlerde nüksün önemli bir nedenidir.
Bunun yanı sıra, doğuştan gelen damar anomalileri ve anatomik varyasyonlar da varikosel nüksünde önemli rol oynar. Cerrahi yöntemlerde kaçan venler, en sık rastlanan nüks nedenidir. Bu durumlar, cerrahın deneyimiyle ve kullandığı tekniklerle doğrudan ilişkilidir. Özetle, gerek testiküler ven embolizasyonunda girişimsel radyoloğun ve ameliyatlı tedavilerde ise cerrahlarıntecrubesi büyük önem taşır.
Varikosel Tedavisi Sonrasında Yeniden Ortaya Çıkışın Belirtileri
Varikosel tedavisinden sonra hastaların karşılaşabileceği durumlar arasında nüks, yani varikoselin yeniden ortaya çıkışı bulunur. Tedavi edilen varikoselin tekrar gelişimi, belirli göstergelerle anlaşılabilir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir:
- Ayakta yapılan fiziksel muayene esnasında, venlerdeki genişlemenin tekrar gözlemlenmesi.
- Sperm parametrelerinde beklenen iyileşmenin olmaması.
- Testis boyutlarında görülen olası değişimler.
Tedavi sonrası süreçte, sperm değerlerinde iyileşme beklenir. En az üç ay sonrasında yapılan sperm analizi, sperm kalitesindeki değişiklikleri ortaya koyabilmekle birlikte sperm testleri için genelde 6-12 ay gibi uzun süreler beklemek gerekebilir. Ergenlik öncesi ve sonrası dönemde testis boyutlarındaki değişimler de önem taşır.
Ergenlik öncesi dönemde varikosel tedavisi sonrası testis boyutunda düzelme beklenirken, ergenlik sonrası dönemde bu durumun düzelmesi beklenmez. Testosteron seviyesindeki değişiklikler de varikoselin nüksünü gösteren faktörler arasındadır. Skrotal renkli doppler ultrason, muayenede fark edilemeyen düşük dereceli varikosellerin tespitinde kullanılır. Bu yöntemle, varikoselin yeniden ortaya çıkışı rahatlıkla saptanabilir.
Varikosel Tekrarında Yeniden Tedavi Kararı
Varikosel tekrarı, erkeklerde tedavi sonrası karşılaşılabilecek bir durumdur. Öncelikle, her varikosel nüksünde cerrahi müdahale şart değildir. Belirli şartlar altında yeniden tedavi gerekli olabilir. Bu durumlar detaylı bir değerlendirme gerektirir. İlk olarak, eğer hasta infertilite sorunu yaşıyor ve önceki tedaviye rağmen çocuk sahibi olamıyorsa yeniden bir operasyon önerilir. İkincisi, varikosel nedeniyle yaşanan ağrı, ameliyattan sonra devam ediyorsa bu durum tedavi için yeniden müdahaleyi gerektirebilir. Üçüncüsü, muayene esnasında varikoselin hala var olduğu ve özellikle grade 2 veya 3 gibi ileri derecelerde olduğu tespit edilirse bu bir başka ameliyat nedenidir.
- Varikosele bağlı ağrının devam etmesi
- Muayenede varikoselin tespit edilmesi
- Sperm parametrelerinde iyileşme olmaması
- Testiste küçülmenin düzelmemesi
Bu kriterler, varikosel nüksünde yeniden tedavi yapılması gerekliliğini belirler. Her hasta için bireysel değerlendirme yapılması önemlidir.
Nüks Eden Varikosel Vakalarında Uygulanan Müdahaleler
Varikosel ameliyatı sonrasında sorunun tekrarlaması, erkeklerde endişe yaratır. Bu durumda çeşitli tedavi yöntemleri devreye girer. Öncelikle testiküler ven embolizasyonu veya laparoskopik varikoselektomi gündeme gelir. Ayrıca robotik varikoselektomi de bazı dezavantajlara sahip olup, yüksek maliyeti ve her yerde bulunmayan sistemi ile dikkat çeker.
- Embolizasyon
- Laparoskopik varikoselektomi
- Robotik varikoselektomi
- Anjioembolizasyon
- Mikrocerrahi yöntemi
En başarılı yöntemler ise testiküler ven embolizasyonu ve mikrocerrahi varikoselektomidir.
Sıkça sorulan sorular

Dr. Ali Yurtlak, 1996 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve radyoloji uzmanlık eğitimini İstanbul Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlamıştır. Girişimsel Radyoloji alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Dr. Yurtlak, minimal invaziv ve anjiyografik tedavilerde uzmanlaşmıştır.
Kariyeri boyunca 5000’den fazla hastaya başarılı tedavi uygulamış, 3500’ü aşkın girişimsel işlem gerçekleştirmiştir. Günümüzde BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nde aktif olarak görev yapan Dr. Yurtlak, damar ve organ hastalıklarında tanısal ve tedavi amaçlı girişimsel radyolojik yöntemlerle hastalarına modern, güvenli ve etkili çözümler sunmaktadır.

